|
CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi)
Stratejik
Planlama İlk Adım
CRM’in
avantajlarını yaşamak için ilk aşılması gereken adım,
gerçekçi bir planlama ortaya koymaktır. Geçtiğimiz
yıllar içerisinde CRM projelerinden beklediği getiriyi
elde edemeyen şirketlerin en büyük eksikliği, bu somut
stratejiyi ortaya koyamamış olmalarıdır. Bu yüzden
stratejik bakış açısı son derece önemlidir. Bu bakış
açısı, şirketlerin taktik ve operasyonel hamleleri ile
iş amaçlarına daha hızlı ulaşmalarını sağlayacaktır. Ve
bu stratejik yapının oluşturulmasında atılması gereken
ilk adım, anlayışın ve müşteriye bakış açısının
değişmesidir. Dünyaca ünlü CRM danışmanlık
şirketlerinden biri olan Peppers&Rogers Group’un başkanı
Steve Skinner’a göre müşteriler, şirketlerin
bilançolarında yer almasa da sahip oldukları en değerli
varlıktır. Şirketler, müşteri tabanlarını en değerli
varlıkları olarak görmeli ve bu varlığı zaman içerisinde
en uygun biçimde yönetmelidir.
Maliyet
Tasarrufuna Odaklanmak Gerekli
CRM
sürecinde ikinci adıma geçmek isteyen şirketlerin,
müşterilerin değerlerini ve ihtiyaçlarını en doğru
biçimde anlamaları gerekmektedir. Bunu yapan şirketler,
müşterilerini gerçek anlamda bir değeri bir kaynak
olarak görebilecek ve bu kaynağın değerini zaman
içerisinde artırma imkanına kavuşacaktır. Doğru
müşteriye, doğru zamanda doğru teklifi yapabilen
şirketler, müşterilerinin yapısını bilen ve
ihtiyaçlarını anlayan şirketlerdir. Ancak bu şekilde
müşteri tabanının vaat ettiği potansiyel gerçek anlamda
ortaya çıkarılabilir.
Bu
yaklaşımı hayata geçirmek için müşterilerin mevcut ve
potansiyel değerlerini en doğru biçimde tespit etmek
gerekir. Müşterilerin mevcut değeri, bugün için
müşterinin şirkete ne anlam ifade ettiğinin
belirlenmesidir. Potansiyel değer ise müşteri ile olan
ilişkilerin geliştirilmesi ve düzenlenmesi sonucunda
nasıl bir ilave iş fırsatı oluşturulabileceğinin
belirlenmesidir.
Özellikle
kaynakları sınırlı ve birçoğu hâlihazırda kullanılmakta
olan orta ölçekli işletmeler için müşterilere daha etkin
ulaşmak son derece önemlidir. Müşteri gruplarını
tanımayan şirketlerin hatalı pazarlama ve satış
kampanyaları düzenlemeleri ya da bir kampanyayı veya
teklifi hiç ilgilenmeyecek müşterilere de yöneltmeleri,
bu şirketlerin kısıtlı kaynaklarını boşa kullanmanın
ötesine geçmeyecektir. Bu nedenle hangi müşterinin
şirkete nasıl değer sağladığını bilen orta ölçekli
şirketler, süreçlerini ve kaynaklarını, getiri
sağlayacak olan müşterilere kanalize etme şansına sahip
olacaktır.
Üst
Yönetimin Desteği
CRM
projelerinde, şirketin ölçeği ne olursa olsun en önemli
başarı faktörlerinden bir tanesi, bu projenin şirket
liderleri tarafından desteklenmesi ve kabul edilmesidir.
Böylece şirket içerisinde müşteri odaklı bir kültür
yaratmanın en temel adımı atılacaktır. Projenin
başarısı, şirket içerisindeki yöneticilerin ve
liderlerin bu projenin iletişimini doğru ve net biçimde
yapmasına bağlıdır. Çünkü birçok çalışan, hangi projenin
önemli olduğunu anlamak için yöneticilerinin ve
liderlerin o projeye bakış açısını gözlemlemektedir.
Eğer bir CRM projesi şirket içerisinde üst düzey
yönetimden ve liderlerden gerekli ilgi ve desteği görmez
ise, çalışanların bu yapıyı benimsemesi beklenemez.
Değişimin
Yönetilmesi
CRM
projelerinden beklenen getirinin elde edilmesi ve
yatırımın geri dönüşünün etkin biçimde sağlanması için
kültürel değişim son derece önemli olsa da bu süreci
gerçekleştirmek hiç de kolay değildir. Bunu sağlamak
için ölçeği ne olursa olsun tüm şirketler, çalışanlarına
yol göstermek, onlarla etkin bir iletişim kurmak, eğitim
programları düzenlemek, onları motive etmek ve
desteklemek yönünde çaba ortaya koymalıdır. Çalışanlar,
projenin amaçlarını net biçimde anlamalı, bunun şirkete
ve kendilerinin iş verimliliğine olacak getirilerinin
farkına varmalıdır. Bu değişim surecinde orta ölçekli
şirketler daha avantajlıdır çünkü hem ölçekleri, hem
esnek yapıları bu değişimi daha kolay hayata
geçirmelerine imkan tanır.
Ve
Teknoloji
Her ne
kadar CRM’in temelinde müşteriye dönük bir vizyon olsa
da bu vizyonu hayata geçirecek teknoloji olmadan başarı
elde etmek mümkün değildir. Müşterinin bir değer olarak
görülmesi sürecinde strateji ve teknoloji, ortak bir
bakış açısıyla ele alınmalıdır. Bu noktada stratejiye en
uygun teknolojinin seçilmesi büyük önem kazanır. Bu
yatırımın doğru yapılması için şu sorulara en doğru
yanıtların bulunması gerekir: Şirketimin CRM amaçlarına
en uygun teknolojiyi kim sağlayabilir? Yeni oluşturulan
CRM sürecini karşılayan özellikler nelerdir? Mükerrer
yatırımlar yapmaktan nasıl kaçınırım? Bu ve diğer birçok
sorunun yanıtı, doğru CRM yatırımının açılım noktasını
oluşturacaktır.
Teknolojik
İhtiyaçların Belirlenmesi
CRM
projelerinde en büyük hatalardan bir tanesi, ihtiyaçları
belirlemeden teknolojik konuların içine girilmesi ve
projenin sadece bir teknolojik yatırımmış gibi
görülmesidir. Bu nedenle şirketin farklı bölümlerinin
farklı ihtiyaçlarını bilen, çalışanlardan bir ekip
kurulması ve böyle farklı ihtiyaçlara yönelik
teknolojilerin en doğru biçimde seçilmesi gereklidir. Bu
sayede teknoloji optimum seviyede tutulacak ve
yatırımlar, gerektiği kadar yapılacaktır.
Doğru
Çözümü Seçin
Çözüm
sağlayan birçok şirket arasından en doğru olanı seçmek
kadar bu şirketin sahip olduğu birikim ve kredibilite de
son derece önemlidir. Özellikle orta ölçekli şirketlerde
projelerin zamanında ve belirlenen bütçe içerisinde
bitirilmesi çok daha büyük öneme sahipken doğru çözümün
seçilmesi bu beklentileri gerçeğe dönüştürecektir. CRM,
bir seferlik bir yatırım değildir. Zaman içerisinde
gelişecek, farklılaşacak bir yatırımdır. Bu nedenle
seçilen çözümün şirketin gelecekteki beklentilerini de
karşılayabilir olması önem kazanır.
Ölçeklenebilirlik ve Esneklik
Geçtiğimiz
dönemde hayata geçirilen CRM projelerin bazılarında
amaç, süreçlerde görülen belirli tıkanıklıkların
giderilmesi veya operasyonel sıkıntılara çözüm
aranmasıydı. Bunların başında müşteri hizmetleri
süreçlerinin otomasyonu ve saha satış ekibinin
desteklenmesi gibi konular gelmekteydi. Tüm bu
çalışmalar, söz konusu şirketler için önemli çıkış
noktaları oldu ve projeler zaman içerisinde genişleyerek
daha somut bir hal aldı. Bu şekilde yol alan projelerde
küçük ama kararlı adımlar atıldı, analiz karmaşasından
uzak kalındı ve teknolojik yapının entegre biçimde
oluşturulması, müşteriye bütünleşik bir bakış açısıyla
yaklaşılması ve farklı sistemler ve bölümler arasındaki
uyumsuzluğun ortadan kaldırılmasına zemin hazırlandı. Bu
adım adım ve fayda odaklı yaklaşım, CRM yatırımlarının
daha somut bir platformda ele alınması için uygun bir
örnektir.
Yatırımın
Geri Dönüşü
Yatırımın
geri dönüşü, bir CRM programının en somut başarı
kriteridir. Bir CRM projesinin, doğru bir strateji ve
süreç yapısı ile kurgulanmadıkça, uygun teknolojiler ile
desteklenmedikçe ve ölçümlenmedikçe başarıya olaşması
mümkün değildir. Bu gereklilikler yerine getirildiğinde
ortaya birçok avantaj ve getiri çıkmaktadır. Bu
avantaların başında Toplam Sahip Oma Maliyeti (TCO)
gelir. CRM projelerini kurgularken ilk anda
karşılaşılacak olan lisansın, yazılım, donanım, eğitim
ve danışmanlık gibi maliyetlerin yanı sıra zaman
içerisine yayılan destek ve bakım, güncelleme gibi
maliyetler de projenin bütününe yansıyacaktır. Bu
nedenle sadece ilk alım maliyetinin değil, TCO’nin en
uygun seviyede sağlandığı çözümler tercih edilmelidir.
TCO düştükçe projeye yapılan yatırımın geri dönüşü de
hızlanacaktır.
İkinci bir
nokta da gelir kaynaklarının artırılmasıdır. Önemli
müşterilerin satın alma alışkanlıklarının ve geçmişteki
alım davranışlarının belirlenmesi, satış gücüne farklı
teklifler oluşturma yönünde fırsatlar sağlayacaktır.
Değerli bilgiye gerekli olduğu her an ulaşabilmek satış
süreçlerini kısaltacak, marjları artıracak ve müşteriye
daha odaklı bir bakış açısıyla yaklaşılmasını
sağlayacaktır. Pazarlama ekipleri, müşterilerin
özelliklerine uygun kampanyalar düzenleyerek alım
olasılığını artırabilecektir. Satış temsilcileri çapraz
satış olasılıklarını çok daha net biçimde
değerlendirecektir. |